Fatih KARACA
Fatih KARACA

BİR KIŞ MASALININ BAŞKENTİ..

9 Şubat 2017 Saat: 11:29

Kars ve Doğu Ekspresi; bildiklerimizden tamamen farklı bir şehir ve bildiklerimizden farklı bir yolculuk. İçinde insan ve Anadolu olan gerçek bir macera için Kars’a gidilir. Kars’a Doğu Ekspresi ile gidilir.

Seyahat etmeden önce gideceğimiz yer ile ilgili okuduklarımız, izlediklerimiz ve dinlediklerimiz doğrultusunda fikirler yürütürüz genelde. Ne göreceğimizi, bizi nelerin beklediğini tahmin etmeye çalışıyoruz. Nasıl ki insanları gerçek manada tanımak için aralarına karışmak, beraber vakit geçirmek ve hatta kalplerine dokunmak gerekiyorsa bir şehir hakkında sahici bir yargıda bulunabilmek için de tahminlerin dışında o şehrin havasını solumak ve sokaklarında adımlamak gerekiyor.

Adını ‘’Edirne’den Kars’a’’ söylemleri dışında pek duymadığımız Kars ülkenin bir ucunda, uzaklarda, tahmin edilebilirliğin tamamen dışında çok farklı bir yer. Tüm bu yabancılığa rağmen Kars’ı bir kere gördükten, tanıdıktan sonra masalsı atmosferini tekrar görmek için planlar yapmamak pek mümkün değil. Tadı damağımda kalan ve döner dönmez tekrar gitmek için planlamalara başladığım Kars’a doğru yola çıkmayı düşünenlere bi’tutam fikir vermesi için gördüklerimi ve yaşadıklarımı sizlere anlatmak isterim.

Kars’a Giden En Güzel Yol: Doğu Ekspresi

Yolculuktan keyif almanın bir yolu da o yere giden en doğru yolu bulmaktan geçiyor. Ülkeyi gezerken ister seyahat amaçlı, ister turistik amaçlı olsun çok keyif alacağınız ulaşım araçları, ulaşım yolları var. Bu ulaşım aracı bazen bir ada vapuru olur, bazen bir fayton bazen bir balon olur, Kars’a giderken de tartışmasız Doğu Ekspresi olur. 

Zaman hızla akıyor ve çoğu şey aynı hızla değişiyor. Artık hayatımızda yer almayan keşke yapsaydım ya da iyi ki yapmışım diyeceğimiz şeyler artıyor. Mesela bundan sonra kimse Haydarpaşa Garından kalkan bir trene binemeyecek, Emek Sinemasında film izleyemeyecek, Ali Sami Yen Stadında maça gidemeyecek. İşte Doğu Ekspresi de ileride keşke yapsaydım yerine iyi ki yapmışım demek için hala var ve bizi bekliyor dedik. Öncelikli amacımız Doğu Ekspresi ile seyahat etmek olunca Doğu Ekspresi ile Ankara’dan Kars’a gitmeye karar verdik.  6 kişi ve 18 aylık bir bebekten oluşan grubumuzla seyahat için hazırlıklara başladık.

İstanbul-Ankara

İstanbul’da yaşadığımız için direkt Doğu Ekspresi’ne binme şansımız yoktu. Bu nedenle ilk olarak Hızlı Tren ile İstanbul’dan Ankara’ya gittik. İstanbul Hızlı Tren seferleri Pendik İstasyonu’ndan başlıyor. Hızlı tren gayet konforlu ve biraz da kalabalık. Kafeterya bölümünde yiyecek- içecek bulma konusunda sıkıntı yaşanmıyor. Çok iddialı olmasa da ihtiyacınızı karşılayacak bir menüsü var. İstanbul’dan Ankara’ya ortalama 4 saatlik bir yolculukla ulaşıyorsunuz.  Yeni açılan Ankara Tren Garı son derece modern ve bildiğimiz Tren Garı formunun dışında AVM olarak tanımlanabilecek bir bina.

Doğu Ekspresi ‘efsane’ diye tanımlayabileceğimiz tren garlarından biri olan Haydarpaşa Garı’ndan kalkmadığı gibi Ankara Tren Garı’ndan da kalkmıyor. Ankara’dan Doğu Ekspresi’nin hareket ettiği Kırıkkale Irmak İstasyonu’na otobüslerle götürülüyorsunuz. Irmak İstasyonu’na ulaştıktan sonra ise tam anlamıyla ‘benzersiz’ diyebileceğimiz bir yolculuk başlıyor.

Doğu Ekspresi yıllanmış vagonları, yaşanmışlıkları, hayatı raylarda geçmiş çalışanları, tüm gün sadece bir kez gelecek treni bekleyen istasyonları, yolcuları, içinden geçtiği kasabalar, ilçeler ve şehirler ile bizim içinde kaybolduğumuz büyükşehir sarmalının dışında gerçek bir hayat hikayesi.

Zamanın yavaş ama güzel aktığı, rayların üzerinde giden tren camından dışarıyı izlerken kendi içinize doğru da yolculuk yaptığınız, bu ülkenin, ülke insanının hikayesi.

Doğu Ekspresi’nde olmanın verdiği mutlulukla karışık adapte olma hali bir müddet devam ediyor.

Yolculuğumuzun Kayseri’ye kadar süren kısmını trene alışma ve yerleşme aşaması olarak geçirdikten sonra, Sivas’a kadar ki kısmını ise odamızda yolculuk boyunca yağan karı, içinden geçtiğimiz kasabaları izleyerek ve uyuyarak geçirdik. Gece uykuda olmadığımız her an ilk defa lunaparka gitmiş çocuk şaşkınlığıyla izlediğimiz her kareyi birbirimize göstermek için birbirimizi dürtmekle geçti. Doğu Ekspresi o kadar güzel manzaralar sunuyor ki yol arkadaşımız olur da göremezse diye korkuyorsunuz, “benim gördüğümü sen de görüyor musun” diye teyit ettirmek istiyorsunuz. Döndükten sonra yolculuğumuzu düşününce Sivas’a kadar gördüklerimiz sadece başlangıçmış diyorum.

İçinde bulunduğumuz her anın tadını çıkarmak, her görüntüyü hafızamıza kaydetmek isterken haliyle uykuya kolay teslim olmuyorsunuz. Ancak uykusuz kalmaya kesinlikle değecek manzaralarla karşılaşmanın vermiş olduğu tatmin hissi bizi yolculuğumuz boyunca dinç tuttu.

Sabahın ilk ışıklarıyla geniş oturma düzeninden faydalanmak ve kahvaltımızı yapmak için yemekli vagona geçtiğimizde bu sefer de Doğu Ekspresi’nin en güzel yanlarından birine, insan hikayeleri kısmına geçiş yapmış olduk.

Doğu Ekpresi’nde İnsan Hikayeleri

30 yılı aşkın süredir TCDD bünyesinde çalışan, hayatı raylar üzerinde geçmiş emekçi abilerle sohbet etmek, anılarını dinlemek insanın içine tarif edilemeyen bir huzur veriyor. Mesleğe nasıl başladıklarını, seneler boyunca nasıl çalıştıklarını dinlerken ülke tarihimize de sosyolojik yolculuk yapıyorsunuz.

Bir bardak çay ve telefonlarından açtıkları Musa Eroğlu, Neşet Ertaş türküleri eşliğinde, sohbet ederken hiç bahsetmeseler de metropol yaşantımızın içinde çok şeyi ıska geçtiğimizi hissediyorsun. Yılların emekçisi abileri, Anadolu insanının çelebiliğini görmek ruha iyi geliyor, kendi emekçi aileni hatırlıyorsun. Her istasyonda görüntülü şekilde torununu arayan, çocuklarını uzaklara dalarak, torunlarını gözlerinin içi gülerek anlatan abiler azalmasın, çoğalsın diye düşünürken, ülkenin gerçek mirasının insan olduğunu bir kez daha anlıyorsun. 

Kafamın içinde, TCDD emekçisi abilerle sohbet etmenin verdiği mutluluk dönerken, Anadolu’nun içinde yol katetmeye devam ediyorduk. Sivas sonrası Erzincan’a doğru ilerlen İliç’te gördüklerimizden sonra cam kenarından ayrılmamaya karar verdik. Fırat Nehri ile karlı dağlar arasında, tüm dalları beyaz konturlarla çevrelenmiş ağaçları izlemek, “iyi ki bu seyahati yapmışız” hissimizi kuvvetlendirdi.

Yol boyunca içinden geçtiğimiz ilçelerdeki taşra samimiyetini, okula giden çocukları, esnaf hareketliliğini görmek yüzümüze mutlu bir tebessüm yerleştirdi.

Her güzel şey gibi Doğu Ekspresi yolculuğumuz da 25 saate yakın bir sürede bitti. İnanılmaz mutlu bir şekilde ‘daha iyi ne olabilir ki’ şeklinde düşüncelerle Kars’a ulaştık. Kars tatilimizi hafızamda yolculuktan itibaren tekrar canlandırmaya çalıştığımda, aklıma gelen her aşama için “o ana kadar gördüklerimiz daha başlangıçmış” diye düşünüyorum.

Ani Harabeleri ve Çıldır Gölü

Kars’ta gezilecek yerler olarak Ani Harabeleri, Çıldır Gölü ve Sarıkamış’ı hedefledik. Bu doğrultuda transfer için anlaştığımız Zafer Abi, Kars’a indikten sonra bizi karşıladı. Kendi adını verdiği taşımacılık şirketiyle 3 çocuğunu hakkıyla okutan Zafer Abi, sadece araç sürmeyip bize bildiklerini de anlatarak rehberlik yapmaya çalışan gayet düzgün biri.

Cuma Akşamı Kars’a ulaştıktan sonra bizi alıp, Pazar günü uçağa binene kadar gezdirecek şekilde 800 TL’ye el sıkıştık.  Anlaştığımız fiyata; tren garından otele transfer, şehir turu, Ani Harabeleri, Çıldır Gölü, Sarıkamış ve hava alanı ulaşımları dahildi.  Son gün Sarıkamış’a gidemeyince toplam bütçeyi 600 TL olarak revize ettik.

Kendisinden ve hizmetinden çok memnun kaldık. Gidecek olanlara tavsiye ederiz. (Zafer Tur: 0533 452 72 74)

( https://www.bitutamfikir.com - 09.02.2017-)

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Trabzon Ajans Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

HARİKA BİR YILDI BAŞKAN! 2 Ocak 2015 Saat: 09:35

MEMLEKETİN AYNASI FUTBOL 17 Kasım 2014 Saat: 15:46

İbrahim Hacıosmanoğlu’nun Stratejsi 7 Kasım 2014 Saat: 10:17

“Kupaların Kupası” 20 Haziran 2014 Saat: 10:23

“Yıkılmayan son kale” 27 Mayıs 2014 Saat: 10:24

Tüm Yazıları